Hakkında Stop Making Sense
Stop Making Sense, 1984 yılında vizyona giren ve sinema tarihinin en iyi konser belgesellerinden biri olarak kabul edilen bir başyapıttır. Yönetmen Jonathan Demme, Talking Heads grubunun 1983 yılının Aralık ayında Hollywood Pantages Tiyatrosu'nda verdikleri üç gece boyunca kaydedilen performanslarını, dinamik ve yenilikçi bir sinema diliyle perdeye taşımıştır. Film, sadece bir konser kaydı olmanın çok ötesinde, sahne sanatları ile sinemanın mükemmel bir sentezidir.
Grup üyeleri David Byrne, Tina Weymouth, Chris Frantz ve Jerry Harrison'ın performansları son derece enerjik ve uyumludur. Özellikle David Byrne'ın ikonik büyük takım elbisesiyle sahne aldığı 'Girlfriend Is Better' performansı ve sahneye tek başına bir teyp ile çıkıp 'Psycho Killer'ı seslendirdiği unutulmaz açılış, müzik tarihine geçmiştir. Film boyunca sahneye yavaş yavaş eklenen müzisyenler ve dekorlar, izleyiciyi adeta büyülü bir ritüelin parçası haline getirir.
Stop Making Sense izlemek, sadece Talking Heads'in 'Burning Down the House', 'Once in a Lifetime' gibi hit şarkılarını dinlemek değil, aynı zamanda 80'lerin yaratıcı ruhunu ve performans sanatının sınırlarının nasıl zorlandığını deneyimlemektir. Jonathan Demme'nin çekim ve kurgu teknikleri, izleyiciyi sahnenin tam kalbine yerleştirir. Bu belgesel, müzikseverlerin yanı sıra sinema sanatına ilgi duyan herkesin mutlaka izlemesi gereken, zamansız bir eserdir. Görsel ve işitsel bir şölen sunan film, her izleyişte yeni detaylar keşfettiren bir yapıya sahiptir.
Grup üyeleri David Byrne, Tina Weymouth, Chris Frantz ve Jerry Harrison'ın performansları son derece enerjik ve uyumludur. Özellikle David Byrne'ın ikonik büyük takım elbisesiyle sahne aldığı 'Girlfriend Is Better' performansı ve sahneye tek başına bir teyp ile çıkıp 'Psycho Killer'ı seslendirdiği unutulmaz açılış, müzik tarihine geçmiştir. Film boyunca sahneye yavaş yavaş eklenen müzisyenler ve dekorlar, izleyiciyi adeta büyülü bir ritüelin parçası haline getirir.
Stop Making Sense izlemek, sadece Talking Heads'in 'Burning Down the House', 'Once in a Lifetime' gibi hit şarkılarını dinlemek değil, aynı zamanda 80'lerin yaratıcı ruhunu ve performans sanatının sınırlarının nasıl zorlandığını deneyimlemektir. Jonathan Demme'nin çekim ve kurgu teknikleri, izleyiciyi sahnenin tam kalbine yerleştirir. Bu belgesel, müzikseverlerin yanı sıra sinema sanatına ilgi duyan herkesin mutlaka izlemesi gereken, zamansız bir eserdir. Görsel ve işitsel bir şölen sunan film, her izleyişte yeni detaylar keşfettiren bir yapıya sahiptir.


















